06 Şubat 2010

15 yaş kararlarının değiştiği an

Buz gibi evde, burnunuz fış fış akarken kombiyi 3 saat boyunca çalıştırmaya çalıştığınızda, düğmelere iyice basıcam derken parmaklarınız yamulup ağrıdığında ve su toplayacağı belli olduğunda, pilot alevi denen zımbırtıyı daracık balkon yüzünden ancak ayna ile görmeye çalışırken kafanızı metal doğramalara geçirdiğinizde, 2 gün sonrası için valiz hazırlamanız gerekirken daha önce yaptığınız planları iptal etmeniz gerektiğini hatırladığınızda sinirden ağlamanız olası. İşte tam böyle zamanlarda yalnızlığa lanet etmek de normal karşılanabilir bence.
Adam gibi adam bulsam ben evlenirim valla ya...

Mağdur Alice

55 teyzenin kaprisiyle uğraşıp hepsini memnun ettikten ve bunun için Şubat ayında Antalya denizinde yat gezisi yapıp ateşi 38 yaptıktan sonra eve geldiğimde kombiyi sönmüş bulmak hiç hoş olmadı, ne yalan söyleyim. Servisi aradığımda "Ekranda ne yazıyor?" sorusuna "Ekranı yok ki" cevabı vermemden kombimin hangi yüzyıldan kaldığını anlayabiliriz herhalde. Kombiye özenen klima da çalışmamayı seçince bu soğukta 2 kedi bir ben buzz gibi evde kalakaldık da sağolsun turumcu'm evine aldı bizi. Servisin bugün yetişmezse pazartesi ancak adam göndeririz demeci, pazar günü yurtdışına çıktığımı söylememe rağmen değişmedi. Adamların bugün gelmeme ihtimalini düşünmek dahi istemiyorum zira nane molla pisilerimi bu evde bırakmak cinayet olur. Buz gibi evde, ayaklarımda pofidik kırmızı Ren geyiği terliklerim, battaniyeye sarınmış halde kombiciyi beklerken benden size kıssadan hisse; Ferroli gördüğünüz evden kaçın, kiralıksa tutmayın.

01 Şubat 2010

Azap 4 2 weeks

Uzakta olması gerekenlerin yakında, yakında olması gerekenlerin uzakta olması hayatı zorlaştıran bir durum.
İş gezmelerine gidiyorum; önce yurtiçi sonra dışı. Çok zorlu 2 haftam var a dostlar. Filmlerinizi seçmeyi unutmayın bu arada, ben kaptım indirimlileri son dakikada!

27 Ocak 2010

Doğru Söze Ne Denir

'Bir haftalık yaz tatili için çalışıp çabalarken çürümek, sokakta elinde şarap çürümekten daha acılı gibi geliyor bana. Acını bile uyuşturamıyorsun en azından şarapla' demiş Berrin Karataş, ahanda burda.

26 Ocak 2010

Canlı Yayın

Az önce farkettiğim üzere sefil IT Google Reader'ı da yasaklamış. Ve ben modayı, yenilikleri, trendleri, markaları takip etmesi gereken bir Pazarlamacıyım.
Şaka mı bu???!!!

Namus TV

Türk dizilerinde ne olup bittiğini anlamak için reklam niyetine döndürdükleri tanıtımları izlemek kafi.
Melekler Şeetsin diye bir dizi var ya hani, gençlik dizisi furyasında zırtlayanlardan. Anladığım kadarıyla başrol kızımız (ki kendisi Engin Altan Düzyatan'ın manitası idi !!?#!!?#) sevgilisini çok sevmiş, sonunda onunla yatmış, adam da pislik yapmış, kızımız pişman olmuş. Aynı halt Namuslu Kızlar a.k.a. Küçük Kadınlar isimli ajitasyon dizisinde de oldu tanıtımlardan yanlış anlamadıysam. Şimdi, bunlara laflar hazırladım;
1. Akacak kan kukuda durmaz oğluum!! Sevgilisini çok sevmiş de evlenecekmiş de ondan yapmış da, hadi ordan. Kızın canı sex istemiş. Ne diye meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz?
2. Neden bu kızlara sonrasında bir pişmanlık sendromu yaşatarak yapılan şeyin hata olduğunu vurguluyorsunuz? RTÜK buna da attırır diye midir korkunuz?
3. Bir önceki maddede belirtilen pişmanlık mı sizi aile dizisi yapıyor?
4. Evlatlarını İstabul'a okumaya gönderen manyak ana-babalara neden psikopatik malzeme sağlamakta bu kadar ısrarcısınız? Öncesinde uyuşturucuya kapılırdı bu gençler, şimdiki en büyük tehlike pipi.

Çok klişe bir yazı oldu yareppim sen beni affet.

25 Ocak 2010

Irıspı

Lisede yapmıştık bu mini-zihin cimlastiğini. "Aaa kesinlikle olmaz, iğrenç bir şey" demişti okulun voleybol takımından popüler kızlar. Dün bir şekilde konusu açıldı, "Kesinlikle olmaz, iğrenç, tiksinç" dedi arkadaşlar. Ben yoz, pis, çıkarcı, iğrenç bir kişilik miyim ki 85 yaşında hakkatten zengin bir adam gelip benle evlen dese kabul ederim diyebiliyorum?
Anne Nicole olmamak için çocukların da icabına bakılacak elbet...
Ha şu da var, o zengin dede bir şekilde var olsa ve 20'lerindeki herhangi bir kadına gelse teklif etse, bilmiyorum ki bu çabukluk ve katîlikle reddedilsin?

Lapa lapa

Bir yerim şişecek be!!!
O kadar kar yağdı, ben yine oynayamadım :(
1. Kıçını kaldıramayan arkadaşlara,
2. Hala ağrıyan ve simitsiz oturmam diyen kıça,
isyanım vaarr!!!

22 Ocak 2010

Buzzzdolabı

Akranlarım benimle siz'li biz'li konuştuğunda kendimi çok yaşlı hissediyorum. Yani iş hayatında olması gereken bu da, benim iş hayatım olmayan yerde onların iş hayatı olunca "İnci Hanım"lıktan kurtulamıyorum. İyi anlamda yavşak biri olmak istiyorum zaman zaman. Kendisinden çekinilmeyeninden.. Temeli olan ukalalığın ve ciddi mizacın böyle bir dezavantajı var.

Guzu guzu me

20.01.2010 @ Radikal

Dağlıca baskını sırasında PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan ve çeşitli cezalara çarptırılan 8 askerle ilgili gerekçeli karar açıklandı: Asker 'şahsi tehlike' korkusunu yenerek mücadele etmeli.

HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Bölgesi'nde 3 yıl önce 12 askerin şehit olduğu terörist saldırı sırasında PKK'lı teröristlerin elinde bir süre tutulan ve tutuksuz yargılandıkları mahkemede çeşitli cezalara çarptırılan 8 asker ile ilgili gerekçeli karar açıklandı. “Asker silah bırakıp teslim olmaz” denilen mahkeme kararında, “Yakın tarihimizde daha olumsuz şartlara rağmen atalarımızın hayatlarını feda ederek vatanı bizlere emanet etmiş olduklarını gözden uzak tutmamak gerekmektedir” denilirken, askerlerin ‘şahsi tehlike' korkusunu yenerek mücadelelerine devam etmeleri, silah bırakarak teslim olmamaları gerektiği vurgulandı. 
...
Yargılanan 8 asker arasında bulunan 2.5 yıl hapis cezasına çarptırılan er Ramazan Yüce, Askeri Mahkeme'deki ilk duruşmadan sonra hazırlanan iddianamede, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan hakkında, ömür boyu hapis cezası istenmişti. Gerekçeli kararda, er Ramazan Yüce'nin, bu suçtan kanıt yetersizliğinden kurtulduğu belirtildi. 
...
Askeri Mahkeme, Yüce'nin işlediğine kanaat getirilen ‘Askeri iteatsizliğe teşvik' suçuna ilişkin şu gerekçeler gösterildi: 
“Olay incelendiğinde, her ne kadar sanığın saldırı esnasında kendisi teslim olduktan sonra silah arkadaşlarının da teslim olması yönünde bağırarak telkinlerde bulunması eylemi ile ilgili olarak devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan dolayı hakkında kamu davası açılmış ise de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ancak çatışmalar esnasında şehit veya yaralanan askeri personel olmasına rağmen sanıktan önce hiç kimsenin teslim olmadığı ve bütün olumsuz şartlara rağmen tüm personelin canları pahasına mücadele etmeye çalıştığı, ancak sanığın teslim olduktan sonra özellikle arkadaşlarının da teslim olmaları yönünde çağrı yapması üzerine o ana kadar etmiş oldukları yemine bağlı kalarak canları pahasına görevlerini yerine getirmekte olan arkadaşlarının olumsuz olarak etkilendikleri bu durumun etkisi ile arkadaşlarının silahlarını bırakarak teslim oldukları anlaşıldığından bu eylemin askerleri iteatsizliğe teşvik suçunu oluşturduğu değerlendirilmiştir.” 

Bu seferki oldukça uzun bir alıntı oldu ama üşenmeyin, haberin tamamını okuyun derim ben. Ardından benim gibi birkaç ders çıkarırsınız muhtemelen:
1. Bekara karı boşamak ne de kolaydır.
2. Her Türk asker doğar. Ölmeyi reddetmek gibi bir hakkı yoktur. Bok yoluna bile olsa devletin ve kimi organlarının politikalarına göre ölmesi gerekiyorsa itaatsizlik edemez. Öl dedim, o kadar.
3. Asker dediğin düşünmez, üniformayı giydiği anda Robocop olur. Hatta o bile olmaz, zira onun muhakeme yeteneği var idi. Şey olur, hmm şişme bebek, heh. Tatmin araçlı.
4. Kürtçe bilmek başlı başına bir tehlikedir. Gidin Sanskritçe öğrenin.
5. Her nerede olursa olsun, ilk harekete geçen olmak sakattır. Okkanın altına bu teşvik ediciler gider. Oysa koyun olmak ne güzeldir, ne risksizdir. Hep birlikte ses veriyoruz; meee

10 Bekçi Murtaza gücünde Hukuk Müşavirliği

22.01.2010 @ Radikal:

İSTANBUL - Cumhurbaşkanlığı, ‘www.gercekgundem.com’ adlı internet haber portalındaki haberin altına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelik olarak “Koskoca devletin onurunu ayaklar altına aldınız. BRAVOOOOO SİZE!” diye yazan ‘Türkeli27’ rumuzlu okuyucunun peşine düştü. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşavirliği’nin şikâyetiyle harekete geçen savcılık, ‘Türkeli 27’nin Danimarka’dan o yorumu yazdığını saptayıp okuyucuya ulaşamayınca faturayı haber portalının Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş’a kesti. Yarkadaş, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten beş yıl dört ay hapis istemiyle yargılanacak.

Bloglarda bunlardan bin kat daha ağır bir dil kullanıldığı halde henüz bu yönde bir girşimin olmaması, Cumhurbaşkanlığı'nda da blogger'ın yasak olduğunu düşündürtmüyor değil. Ya da bize deli deyip geçiyorlar mı acep?

21 Ocak 2010

Yabaniye

Çocukluk dönemini arkasında bırakmış, evlilik sözleşmesi ile gemici düğümüyle filan bağladığı kocası olmayan hiçbir kadının çirkin/bakımsız/yorgun görünmeye hakkının olmaması,
BENİ DELİ EDİYOORR!!

Bürokrasi

Ah benim güzel devletimin güzel devlet daireleri. Böyle bir telesekreter mesajı duydunuz mu hiç??

... Belediyesi ... Müdürlüğü'ne Hoşgeldiniz.

Müdür Baş Yardımcısı için 29'u,
Açıköğretim Birimi için 23'ü,
Kurslar için 13 ve 21'i,
Rehberlik için 12'yi tuşlayın.

Operatör evrensel neyse ki. Sadece bekliyorsunuz.